"Japon The Mainichi Shimbun Gazetesi yazarlarından Yoshiaki ITO'nun Sabiha Gökçen ile Ropörtajı"

 
   DOĞUMU VE AİLESİ
  Doğumu

   Ailesi
  Ali Rıza Efendi
  Zübeyde Hanım
  Makbule Atadan

   OKUL YILLARI
  Okul Yılları
  Harp Okul Yılları

    YAKINLARI
  Latife Uşaklıgil
  Sabiha Gökçen
  Ülkü Doğançay
  Afet İnan
  Nebile
  Rukiye Erkin
  Abdurrahim Tunçok

   ÇALIŞMA ARKADAŞLARI
  Ali Fuat Cebesoy
  Celal Bayar
  Cevat Abbas Gürer
  Falih Rıfkı Atay
  Fethi Okyar
  Fevzi Çakmak
  Hasan Rıza Soyak
  İsmet İnönü
  İzzettin Çalışlar
  Kazım Karabekir
  Kazım Özalp
  Kılıç Ali
  Mazhar Müfit Kansu
  Mustafa Cantekin
  Mustafa Necati
  Muzaffer Kılıç
  Müfit Özdeş
  Nuri Conker
  Ömer Naci
  Rauf Orbay
  Refet Bele
  Ruşen Eşref Ünaydin
  Salih Bozok
  Tevfik Rüştü Aras
  Yunus Nadi Abalıoğlu

   KONUŞMALARI
  İlk Meclis Konuşması
  İzmir İktisat Kongresi
  İlk Cumhurbaşkanlık
  Onuncu Yıl Nutku
  Gençliğe Hitabe
  Nutuk
  IV. Dönem Meclis Açılışı

   SEVDİĞİ ŞARKILAR
  Yemen Türküsü
  Vardar Ovası
  Çanakkale İçinde
  Yanık Ömer
  Kırmızı Gülün Alı Var
  Alişimin Kaşlari Kara
  Cana Rakibi Handan Edersin
  Mani Oluyor Halimi
  Nihansın Dideden
  Olmaz İlaç
  Atladım Bahçene Girdim
  Dayler Dayler, Viran Dayler
  Esiri Zülfünün
  Gitti de Gelmeyi Verdi
  Hab-gah-ı Yare Girdim
  Köşküm Var Deryaya Karşı
  Şahane Gözler Şahane

   ATATÜRK MÜZELERİ
  Selanik'te Atatürk Evi
  İstanbul Şişli'deki Atatürk Evi
  Çankaya Atatürk Köşkleri
  İzmir Atatürk Evi ve Müzesi
  Bursa Atatürk Müzesi
  Erzurum Atatürk Müzesi 
  Sivas Atatürk Kng.ve Müz
  Diyarbakır Atatürk Köşkü
  Kayseri Atatürk Ev ve Müzesi
  Konya Atatürk Evi ve Müzesi
  Trabzon Atatürk Köşkü
  Havza Atatürk Evi
  Adana Atatürk ve Kültür Merk
  İzmit Müzesi ve Atatürk Evi
  Mersin Atatürk Evi
  Antalya Atatürk Müzesi
  Silifke Atatürk Evi
  Yalova'da Atatürk Köşkleri
  Florya Atatürk Deniz Köşkü
  Çubuk Atatürk Köşkü
  Söğütözü Atatürk Dinlen.Evi
  Alanya Atatürk Evi ve Müzesi
  Denizli Atatürk ve Etn.Müze
  Malatya Atatürk Evi
  Rize Atatürk Müzesi
  Atatürk Orman Çif.Atatürk Evi
  Eceabat Çamyayla Atatürk
   Karargahı
  Atatürk'ün Ankara'da İlk
   Karargahları
  Alagöz Atatürk Karargahı
  Akşehir Batı Ceph.Karargahı
  Afyon Atatürk Karargahı
  Uşak Atatürk ve Etnoğrafya
   Müzesi
  Ank.Kurtuluş Savaşı Müzesi
  Ankara Cumhuriyet Müzesi
  Ank.Anıtkabir Atatürk Müzesi
  Ank.Türk İnkılap Tarihi
   Enstitüsü Müzesi
  Ank.Askeri Tarih Müzesi
  Ankara TBMM'de Atatürk
   ve Meclis Müzesi
  Ankara Valilik Binasında
   Atatürk Odası
  Ank.Etnoğrafya Müzesinde
   Geçici Kabir Yeri
  Dolmabahçe Sarayı
  Erzurum Kongre Binası ve
   Atatürk Müzesi
  İstanbul Pera Palas Atatürk
   Odası
  Samsun Atatürk Müzesi
  Eskişehir Atatürk ve Kültür
   Müzesi
  Kastamonu Müzesinde
   Atatürk Köşesi
  Elazığ Atatürk Odası

   ÖZEL BELGELER
  El Yazısı
  Yazdığı Kitaplar
  Okuduğu Kitaplar
  Yazdığı Mektuplar
  Yazdığı Şiirler
  Telgrafları
  Nüfus Kağıdı ve Karnesi

   VASİYETİ VE ÖLÜMÜ
  Vasiyet Kararı
  Notere Verilişi
  Vasiyetinin Tam Metni

   Ölümü
  İlk Muayene
  İlk Teşhis
  Doktorları
  Ben Hastayım Çocuk
  Kumandan Benim
  Güney Gezisi
  Savarona
  Karnından Su Alınması
  İlk Koma
  Son Saatler
  Bazı Sonlar
  Ölüm İlanı
  Cenaze Namazı
  Etnoğrafya'ya Defni

   TÜM YÖNLERİYLE
   ANITKABİR

  Teklif Edilen Projeler
  Yapımı
  Bölümleri
  Ata'nın Nakli

MAINICHI SHIMBUN: "İNSAN ve DÜNYA 2001... TÜRKİYE'NİN KURUCUSUNUN MANEVİ KIZI... KADINLARIN EĞİTİMİ, DEVLETİN HEDEFİ"

TOKYO, 19/03(BYE) - Trajı günde 4.050.000 olan Mainichi Shimbun Gazetesinin, 19.03.2001 tarihli sayısında, Yoshiaki ITO imzasıyla yayımlanan, Ankara çıkışlı yazının çevirisi şöyledir:

Modern Türkiye'nin kurucusu Kemal Atatürk, yaşama gözlerini yumduktan 60 yılı aşkın bir süre sonra, bugün bile büyük ilgi gören siyasi bir önderdir. Ülke içinde birçok mekanda büstleri, devlet daireleri ve restoran gibi yerlerde portresi bulunur. Türklerin Atatürk için hissettikleri, inanca yakındır.

Atatürk'ün manevi kızı olarak yetiştirilen, Türkiye'nin ilk kadın pilotu, ülkenin modernleştirilmesi ve kadın haklarının sembolü olan 88 yaşındaki Sabiha Gökçen, eskiden beri görüşmek istediğim birisiydi. Başkent Ankara'daki bir apartman dairesinin ikinci katında, sakin bir hayat süren Sabiha Hanımı ziyaret ettim ve "Babam Atatürk'ü" ondan dinledim.

Türkiye'nin kuzey batısında bulunan Bursa'da 1913 yılında 6 çocuklu memur bir ailenin en küçük çocuğun olarak doğdu. Küçük yaşta anne ve babasını kaybetti. Bursa'yı ziyaret eden Atatürk'ün ilgisini çektiği ve manevi evlat edinildiğinde 12 yaşındaydı. 1935 yılında kurulan Hava Okulu'nun ilk bayan öğrencisiydi. Eski Sovyetler Birliği'nde de eğitim gördü ve Türkiye'nin ilk kadın pilotu oldu. 1938 yılında çeşitli Balkan ülkelerini ziyaret etti ve ordunun yıldızı olarak diplomatik sahada da rol oynadı. 1964 de emekliye ayrıldı. Bu arada 40 yıllık pilot arkadaşıyla evlendi. Ancak 3 yıl sonra eşi hastalığa yakalandı ve yaşamını yitirdi. Bugün Ankara'da manevi kızıyla hayatını sürdürüyor.

Mustafa Kemal Atatürk (1881-1938)... Osmanlı Devleti'nde bir asker olan Mustafa Kemal, Birinci Dünya Savaşı'ndan yenik çıkan Osmanlı'dan 1923 yılında bir Cumhuriyet yarattı ve ülkenin ilk Cumhurbaşkanı oldu. 1934 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi kendisine Atatürk (Türklerin babası) ismini verdi.

Laiklik, Arap harflerinin kaldırılarak yerine Latin alfabesinin kabulü, birden fazla kadınla evliliğin yasaklanması gibi seri reformlara girişti ve modern Cumhuriyet'in temellerini attı. Eşinden boşandı. Altı kız ve bir erkek manevi çocuk büyüttü. 1938 yılında hayata veda etti.

Soru: Atatürk ile yaşadığınız en özel hatıranız nedir?

Yanıt: Manevi babamın Bende 200'den fazla fotoğrafı ve her biriyle ilgili ayrı ayrı hatıralarım var. İçlerinden birini seçmek zor. İçimde O'nun için hissettiğim bir çok şey var ve onların birini seçmek de zor. Bana verdiği eğitim için O'na minnettarım. Ben çocukken, kadınların erkeklerle eşit alma imkanı yoktu. Ama Manevi babam, kadınların eğitimini devlet hedeflerinden biri olarak düşündü ve manevi çocuklarını da eğitti. Ben 12 yaşında manevi evlat edinildikten sonra, başkent Ankara'da ilkokula gittim. O zamanlar benimle birlikte üç kız evlat Cumhurbaşkanlığı Köşkü'nde ilkokula gidiyorduk ve Atatürk'e "Paşa" diye htap ediyorduk. Okuldan döndüğümüzde Paşa, o gün öğrendiklerimiz hakkında bizi sınava tabi tutar ve özel ödevler verirdi. Eğitime ilgisi ve verdiği önem büyüktü. Daha sonra, İstanbul'daki Amerikan Koleji'ne devam ettim. Ardından, O'nun direktifiyle Paris'teki Fransızca okulu ve pilot okulunda yeterince eğitim aldım. Manevi babam hayatımın mimarıdır diyebilirim.

Soru: Neden Pilotluk?

Yanıt: Küçük yaşlardan itibaren yüzme ve binicilik gibi çeşitli sporlara ilgim vardı ve manevi babam, "Mükemmel bir pilot olursun" dedi. Ülkede herkes soyadı almaya başladığı zaman manevi babam bana, "gök" kökünden gelen Gökçe soyadını verdi. O andan itibaren içimde uçmaya karşı bir heves başladı. Bir yıl sonra (1935) babam, Türkiye'nin ilk hava okulunu kurdu. Ben okulun açılış törenine katıldım ve ilk kadın öğrencisi oldum.

Soru: Atatürk pilot olmanız için emir mi verdi?

Yanıt: Öyle bir şey yok, ama pilot olmama sevindi. Tek başıma ilk uçuşumu bugün bile hatırlarım. Bir gün önce manevi babamla eğitim okulunda öğretmenimin de katıldığı bir akşam yemeği yemiştik. Orada babam ilk kez, "erken uyu" dediği için şaşırmıştım. Nedenini o an bilmiyordum. Ertesi gün, manevi babamın, tek başıma uçacağımı öğretmenimden işittiğini sonradan öğrendim. Ertesi sabah, manevi babamla havaalanına (bugünkü Atatürk Havaalanı, İstanbul) birlikte gittik ve bağımsız uçuş yapacağımı söyledi. Manevi babam uçuşumu izlerken, önce küçük bir daire, daha sonra da büyük bir daire çizerek uçtum. Havaalanına iner inmez manevi babamın yanına koştum ve eline şükran öpücüğü kondurduğum esnada, "Türk kadını her şeyi başarır" dedi.

Soru:Atatürk'ün manevi kızı ve ilk kadın pilot olarak çok dikkat çektiniz. Büyük bir önderin kızı olarak yaşamak zor değil mi?

Yanıt: Manevi babam o noktaya her zaman önem verirdi. Bizim açımızdan bunun bir yük olmaması için gayret sarfederdi.Atatürk'ün kızı olarak; Türkiye'nin Atatürk'ün istediği gibi bir ülke olması için hayatımı vakfettim. Atatürk'ün manevi kızı olmaktan pişman değilim ve bunu baskısını da yaşamadım.

Soru: Atatürk, Türk siyasetini İslamiyet'ten ayırıp, laikliği uygulayarak batılılaşmaya yöneldi. Bu konuda ne dersiniz?

Yanıt: Ben bir Türk olarak, laikliği destekliyorum. Bir kısım köktendinciler hariç, Türk halkı laikliği seçmiştir ve o bir kısım köktendinciler de Atatürk'ün kazandırdığı laikliğin önemini kabul ederler.

Soru: Atatürk'ten sonra Türkiye'de O'nun gibi karizmatik bir lider çıkmadı. Bu hususta ne düşünüyorsunuz?

Yanıt: Bugünkü liderler hakkında siyasi fikir beyanında bulunmak istemiyorum. Atatürk'ün büyüklüğü, bugün bile kalplerdeki varlığını sürdürüyor olmasındandır. Diğer liderler zamanla unutuluyorlar, ama O bugün bile Türk milletinin itici gücü olmaya devam ediyor.

Soru: Bugün yapmak istediğiniz birşey var mı?

Yanıt: Geçen yıl sol omzumu ve sağ kolumu kırdığımdan bu yana, odamdan pek çıkamadan hayatımı sürdürüyorum. İyişeştiğimde, ülke içinde seyahate çıkmak istiyorum. Atatürk, Türkiye'nin bir an önce Batılı ileri ülkeler seviyesine ulaşılmasını ve onları geçmesini arzuluyordu. Türk milleti ve toplumunun, Atatürk'ün gösterdiği istikamette ilerleyeceğini düşünüyorum. Özellikle gençlerle konuşarak, o değişimi görmek istiyorum.


Atatürk'ün İnancındaki Tehlike

Büyük Britanya, Pers İmparatorluğu...Tarih, batan bir imparatorluğu yaşatmanın hemen hemen imkansız olduğu gerçeğini öğretir.

Bizans İmparatorluğu'nu tarihe gömen, altı yüzyıldan fazla Asya, Afrika ve Avrupa'ya uzanan bir bölgede parlayan Osmanlı İmparaorluğu da bir istisna değildi. Birinci Dünya Savaşı'ında yıkılan büyük İmparatorluğun, bugünkü Türkiye Cumhuriyeti olarak yeniden doğmasında, Batılılaşmasının ve İslamdan uzaklaşmasının etkisi olduğu söylenebilir.

Nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan Türkiye, İslam'ı devletin çekirdeğine yerleştiren komşusu İran'dan büyük bir farklılık sergilemektedir. İslam dünyası içinde yer almakla birlikte, kendine özgü bir yol benimseyen Türkiye halkını birleştiren faktör, ilk Cumhurbaşkanı Atatürk'tür.

Atatürk'ün büyüklüğü,Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda ve hayata veda ettiği 15 yıllık süre boyunca Batılılaşmayı hedefleyen reformların ateşleyicisi olmasındaydı. Osmanlı İmparatorluğu padişahları, İslam Peygamberi Muhammed'in halifesi sıfatına sahiptiler. Atatürk, ordu ve milletin desteğini arkasına alarak, devletten dini uzaklaştırmaya çalıştı. Din ile siyaseti ayırarak, birden fazla kadınla evliliği yasakladı ve İslam takvimi yerine Batı ile aynı takvimi kabul etti.
Nüfusunun yüzde 99'dan fazlasının Müslüman olduğu ülkede, resmi dairelerde namaz kılana rastlanmaz. İslam tatili olan cuma günleri de çalışmaya devam edilir, hafta sonu tatili cumartesi ile pazar günleridir. Herkez inancında hürdür.

Bunlara ek olarak, Atatürk, Arap harflerinden Latin alfabesine geçmiş ve soyadı alma zorunluluğu getirmiştir. O batı standartlarını alırken, Batı dünyası ile iyi ilişkiler içinde olmayı da hedefliyordu. Hayata gözlerini yumduktan sonra, ardından gelenler, 1952 yılılnda Nato'ya girdiler. 1999 yılılnda AB'nin üye adayı oldular ve resmi üyelik yolunda ilerliyolar. Atatürk'ün yolunu takip ediyorlar.

"Atatürk, Türkiye'yi ileri ülkelerle aynı seviyeye çıkardı. Kabri, halkın O'nu unutmaması, birlik ve beraberlik ruhunu sürdürmesi için sembol gibidir" diyor, Anıtkabir İdare Kurulu Başkanı Turhan Örgen ve Atatürk'ün bugün bile halkın manevi destekçisi olarak yaşandığını vurguluyor.

Geçtiğimiz yıl Anıtkabir'i ziyaret edenlerin sayısı, turistlerle birlikte, 6 milyon 150 bin kişiye yakın.

Aslında Atatürk'ün manevi kızı Gökçen hanımın adını ilk kez 80'li yıllarda Anıtkabir'e mesleki bir çalışma için geldiğimde duymuştum. Atatürk'ün manevi çocuklarından hala faal olarak çalışanlar vardı ama içlerinde yıldız derecesinde Türkiye'nin ilk kadın pilotu Sabiha hanımdan daha öne çıkanı yoktu. Defalarca görüşme talebinde bulundum. On yılı aşkın bir süre sonra gerçekleşen mülakat, Sabiha hanımın sağlık sorunlarından dolayı sadece beş dakika ile sınırlıydı. Ama, çay içerek yaptığımız sohbet bir saati buldu.

Görüşme sırasında, Atatürk'ün kızı olduğunu belli eden asaleti hissettim. Gökçen Hanım'ın Atatürk'e karşı olan inancı, hayranlık verici. Fakat ülke içinde bugün Atatürk'e olan inançta farklılıklar yaşanıyor. Siyasi eleştirmen Haluk Şahin, Atatürk'ü "İdeal ötesi yaşayan bir varlık" olarak değerlendiriyor.

Sadece Haluk Şahin'in değil, siyasetle uğraşanların, aydınların, istisnasız Türkiye'de karşılaştığım tüm insanların odalarında Atatürk'ün portresi vardı. Despotizmde liderlerin portlerine her yerde rastlanır. Fakat, ölümünün üzerinden yarım asırdan uzun bir zaman geçmesine rağmen, toplumun hala O'na tapıyor olması bir tehlike hissi uyandırıyor.

Atatürk'ün Batılılaşmayı seçmesi karşısında Türk siyaset adamlarının Avrupa Birliği üyeliğine karşı çıkmaları zordur. Atatürk'ün kararlarına kimse karşı çıkamaz. Buna benzer düşüncelerin farkedilmeden gelişmesi endişe yaratıyor. Atatürk'ün olduğu için bugün Türkiye'nin varolduğu yadsınamaz bir gerçek fakat ölümünden sonra, O'nu geçen bir karizmanın ortaya çıkmayışı,Türkiye'nin bir trajedisi olsa gerek. (GÖ/SK)(AG/EN)

 
 

 
Bütün hakları saklıdır © 2000 - FORSNET
 
Yukarı Ana Sayfa